Hepimiz belki her gün birçoğuna rastlıyoruz; tarih boyunca belki de en eski uygarlıklardan beri aramızdalar. Hatta bugünkü dünya üzerinde bir yaşam biçimi olmuş, belki de bir ruh hali. Dalkavuktan ve dalkavukluktan bahsediyorum. Bugün bile tıynetsiz insanların hayat tarzı olan dalkavukluk, çok eski yıllardan beri bir meslek olarak ortaya çıkmış ve bugüne kadar evrilerek gelmiştir. İlginçtir, dalkavukluk, bir dönem kahyaları, nizamnameleri hatta narhları (tarifeleri) olan bir esnaf grubuydu. Öyle ki Topkapı arşivinde bulunan Birinci Mahmut döneminde yazılmış bir arzuhal, yani dilekçe bile var :
“Devletli, inayetli, merhametli Efendim” diye başlıyor dilekçe ve şöyle devam ediyor:
“Kimsesiz dalkavuk kullarınızın ricasıdır: Her yıl Ramazan’da, İstanbul’da, davetlerde boy gösterir, devlet büyüklerinin, tanınmış kişilerin sofralarında en güzel yemekleri yer, en güzel hoşafları içeriz; üstüne kahve, tütün ikramı görürüz. Lakin içimizde bazı terbiyesizler velinimetimiz efendilerimizi kırarlar, gücendirirler. Ne olursunuz, dalkavukluk sağlam bir nizama bağlansın ve içimizdeki uygunsuzlar dışarı atılsın. Mümkünse Şakir Ağa, kahya tayin edilsin ve memuriyet belgesi olsun; yoksa hepimiz işimizden olup açlıktan öleceğiz”
Dilekçenin altında dikkat çekici bir de not var.
“Etek öpüp, merdiven yanındaki mindere oturacaklar, vazifelerinde hane sahibi beyin tabiatına uygun şekilde konuşup, küfürden ve saygısız sözlerden kaçınıp, ev sahibinin konuştuklarını fevkalade yardakçılıkla tasdik edecekler”di, önerilen dilekçede. O devirde bu garipler vücutlarını da mesleklerinin emrine vermiş, oldukça tehlikeli bir mesleği icra ediyordu.
Dilekçenin sonuna eklenen bir de narh(tarife) var, bir bakalım gerçekten çok ilginç.
- Dalkavuğun burnuna fiske vurma (fiske başına…… 20 para
- Başına kabak vurma……………………………………………20 para
- Yüzünü tokatlama (tokat başına)…………………………….30 para
- Oturduğu minderden veya setten aşağı yuvarlama…..30 para
- Merdivenden aşağıda yuvarlama…………………………..180 para (Bir yeri incinir, kırılırsa tedavi ve cerrah parasını latife eden verir)
- Çıplak başına tokat atma Tokat başına)…………………..45 para
- Elinde beş on kıl kalmak ve dişlerini leylek gibi çatırdatmak şartiyle sakal zelzelesine …………………………………………………………………………….60 para
- Sakal boyamasına…………………………………………………60 para
- Sakalın yarısı veya cümlesi arpa boyunca kırkılırsa, latifeyi yapan, dalkavuğun üç aylık nafakasını verir. Bu nafaka ayda 30 kuruştan 90 kuruştur
- Dalkavuğun kafasına iri bir yumruk indirme (yumruk başına) ………………………………………………………………………………………………40 para
- Ellerine ve ayaklarına domuz topu bağlama……………40 para
- Yüzüne mürekkep ve kömür ile kara sürme …………….37 para
- Kuyruğu dışarıda kalmamak üzere bir fındık sıçanını ağzının içine kapatma ……………………………………………………..400 para
- Sakız dolabı(bostan dolabı)na bağlanarak su içinde bir mikdar durdurulmak suretiyle bostan kuyusunda bir devrine..600 para (Bu latifede birden fazla her devir için ayrıca 100 para verilir. dalkavuk boğulur, ölürse cenaze masrafı latifeye yapana aittir.
- Bir tarafın özengisi olmayarak haşarıca bir hayvana bindirilip temaşasından hoşlanılırsa …………………………………..300 para
- Bir salkım üzümün sapı ile beraber yedirilmesi …..…..40 para
Acaba bu devir için bir liste yapsak daha mı iyi olur, yoksa bir liste var da biz mi bilmiyoruz. Ancak günümüzde dalkavukluk eskisinden çok daha kolay. Şöyle bir bakın etrafınıza, öyle çok göreceksiniz ki… Umalım ki hepinizin hayatı dalkavuklardan uzak ve gerçek dostlar ile sarılmış olsun.
Umarım, tarihin bu küçük belgesi ilginizi çekmiştir.
Sevgi ile kalın – Guestcat
Kaynak – Tarihimizde Garip Vakalar – Reşat Ekrem Koçu