Serenad, Leyla’nın Evi, Mutluluk, Konstaniyye Oteli… Zülfü Livaneli’nin hemen hemen tüm romanlarını severek okurum, hatta ilk çıkığı hafta alıp ilk okuyanlardan olurum. Balıkçı ve Oğlu’nu da aynı şekilde çıkar çıkmaz aldım, hatta tatile giderken yoldaki bir tesisten aldım, bir günde de okudum.
Sade hayatlar yaşayan bir balıkçı köyüne bizi misafir eden Livaneli, bizi bir balıkçının evinden yola çıkıp Türkiye’nin, aslında tüm dünyanın, iki önemli sorunu olan çok acı ve içler acısı kaçak göçmenlerin durumu ve denizlerin kirlenmesine yol açan balık çiftliklerinin durumu ile de ekolojik bir soruna değiniyor.
Zülfü Livaneli’nin üç yıl aradan sonra çıkardığı ve bir ailenin yaşamlarını merkezine alarak toplumsal trajedilerin izinden gittiği yeni romanı Balıkçı ve Oğlu, Ege balıkçısı Mustafa’nın denizde ölü bir beden bulması ile başlayan ve sakin ve sessiz yaşamlarının nasıl bir günde değiştiğinden, Samir bebek ve ona bağladıkları gelecek hayallerinin, bir kağıt evin yıkılması gibi bir anda yerle bir olmasından bahsediyor. Mustafa ve eşi Mesude’nin ölen oğullarının yerine koymaya çalıştıkları minik Samir bebeğin ellerinden kayıp gitmesi, hayatlarının da alt üst olmasına kadar götürüyor ilişkilerini. Okmak isteyenler için sonunu anlatmayacağım.
Kitapta ayrıca Ege’nin tarihinden bugününe, balık çiftliklerine ve rant hırsıyla dağlara, kıyılara saldıran şirketlerin yarattığı ekolojik yıkıma dair de önemli bir mesaj var.
Kendisi ile yapılan bir ropörtajda, zihninde başka projelerin de yer aldığını fakat pandeminin de etkisiyle açığa çıkan doğaya özlem ve onu anlama duygusunun ağır basmasıyla birlikte Balıkçı ve Oğlu’nu kaleme aldığını ifade eden Livaneli, “Kitap, yazarken canımı yaktı ama aynı zamanda mutlu etti” diyor.
Bende bıraktığı izlere gelince; hikaye güzel, zaten Livaneli’nin anlatımı, kaleminin gücünü inkar edemem. Altını çizdiği iki büyük sorunun da dikkate getirilmesi güzel ancak ben Zülfü Livaneli’den daha derin bir roman bekliyordum. İlk kez bir Livaneli romanı okuduğumda bana dolu ve doygun gelmedi. Yine de hikaye, beni götürdüğü Ege balıkçı köyü ve dikkatini çektiği sorunlar açısından beğendim.
En iyisi siz kendi fikrinizi edinmek için kendiniz okuyup karar verin.
İyi okumalar,