COVİD-19 Döneminde İnsan Kaynaklarının Rolü

COVİD – 19 ile başlayan pandemi sürecinde çalışma hayatında meydana gelen köklü değişiklikler, eski normalleri geride bırakıp artık tamamen yeni iş modellerini benimsemek, uyum sağlamak daha da önemlisi bunun için hazır altyapıları hazır hale getirmek için Şirket yönetimlerini harekete geçirdi. Alınması gereken en önemli adımlar arasında yeni çalışma modelleri, verimli çalışma ve ekip çalışmasını destekleyecek yeni stratejiler oluşturup, İnsan Kaynakları tarafından bu uygulama ve prosedürlerin iş dünyasına entegre edilmesini sayabiliriz.  Bunun için ciddi bir planlama ve iletişim ön plana çıksa da uzaktan çalışma, dijitalleşme ve evden çalışma ile birlikte gelen iş – özel yaşam dengesi, uzun çalışma saatleri ve sosyalleşememekten ve evde izolasyondan kaynaklanan motivasyonsuzluk da iş verimliliğini etkilemektedir. İnsan Kaynaklarının rolü sadece bu anlamda kalmamakla birlikte oldukça kilit bir değer kazanıyor. Çünkü pek alışık olmadığımız yepyeni sorular ve sorunların yanıtlarını ve çözümlerini bulmak, yeni sistemin altyapısını hazırlamak ve çalışanların buna adapte olmalarını sağlamak ciddi bir dönüşüm gerektiriyor.  Çalışma hayatındaki yeni normallerinin İK açısından en önemlilerini gruplamak gerekirse şunları belirtebiliriz :

  1. Uzaktan çalışma : Bu konuda eskiden tercih olan ve altyapısı buna uygun olan bazı şirketlerin uygulaması iken pandemi ile hayatımıza zorunlu olarak giren uzaktan çalışma, birçok çalışmayı da beraberinde getiriyor. Bunun en önemli yanlarından birisi, çalışanların sağlık durumları ve evden çalışıyorken bunu sağlamak, takip etmek ve yasal ortama uyum içinde olmasını sağlamak. İnsan kaynakları bütün bunlarla ilgilenirken bir diğer taraftan uzaktan çalışmayı zorunlu olarak tercih eden çalışanların bazılarının gerek aidiyet ve sosyalleşme tercihleri nedeni ile, gerekse evde yeterince öz disiplin sağlayamadığı ya da yeterince donanımı olmadığı gerekçesi ile daha derin ve detaylı bir çalışma yürütmek zorunda kalıyor.

Bir diğer yandan, mevcut İK uygulamaları arasında uzaktan veya esnek çalışma olan şirketlerde bile uzaktan çevrimiçi aktivitedeki ani artışın, özellikle telekom ve sistem altyapısının iyi gelişmemiş olduğu bölgelerde, sistem güvenliği, ağ sağlamlığı ve veri güvenliği üzerinde büyük etkileri olabilir.

  • Dijitalleşme : Bu süreçte çalışanların sağlığını koruyabilmek ve riskleri azaltmak adına şirketlerin sanal ve uzaktan çalışma uygulamalarına erişimlerini genişletmeleri, sanal ve uzaktan çalışmaya hangi araçların ve uygulamaların destek olacağını belirlemeleri ve uygulamaları, ileride risk yaratabilecek alanları belirleyerek teknolojik çözümlerle ortadan kaldırmak gibi aksiyonları almaları gerekmektedir. Şirketlerin mevcut süreçlerini olabildiğince manuel yük ve kağıt işi gerektirmeyecek hale getirdiği noktada çalışanların uzaktan / evden çalışması kolaylaşacaktır. Bu nedenle bu alana odaklanma devam edecektir. robotikten (RPA) yapay zekaya, endüstri 4.0’dan hizmet robotlarına süreçlerinde otomasyona; işgüçlerinde dijitalleşmeye önemli bütçeler ayıran şirketler; işgücü sürekliliği başta olmak üzere birçok sebepten ötürü bu alanlara olan yatırımlarını artıracaklardır.
  • Hareket kabiliyeti : Özellikle Y ve Z kuşaklarının en çok tercih ettiği çalışma modeli belki de zorunluluk nedeni ile tüm çalışanların yeni çalıma şekli haline geliyor. Küreselleşmenin em büyük gerekliliği olan yeni modeller teknolojik olarak tasarlanmalı, organizasyon ve kariyere olan etkileri iyi çalışılmalı ve tüm iş akışlarının buna göre yeniden kurgulanmalıdır. Ulaşım artık bugün bir sorun olamamakla beraber pandemi döneminde ciddi kısıtlamalar, sağlık ve yasal zorunluklar nedeni ile farklı seyahat politikalarına dönüşmek zorunda kalabilir. Tabi ki insan kaynakları çalışanları bütün bunları tasarlarken finansal, dijital ve yasal çerçeveleri de göz önünde bulundurmak zorunda.
  • Çalışan Motivasyonu : Günümüzde şirketler çalışanlarına sadece ekonomik faydalar, kariyer ve gelişim olanakları sunan oluşumlar değil. Aynı zamanda çalışanların hem fiziksel, hem zihinsel sağlıkları hem de motivasyonundan sorumlular. Kurum politikalarını pandemi kapsamında yeniden gözden geçirerek çalışanların yeni çıkan test ve ilaç masrafları, dinlenme süreleri, izin durumları ve olabildiğince onların sorunlarına destek olup onların yanında olduğunu hissettirmek gibi kurum kültürlerini geliştirmek zorundalar. Onların morallerini yüksek tutup, motivasyonlarını sağlamakta ise yine İnsan Kaynaklarının çok büyük etkisi olacaktır. Mevcut salgının karantina altındaki çalışanların psikolojisi ve performansı üzerine nasıl etki ettiğinin gözlenmesi de önem taşımaktadır. İş sürekliliği ve kriz yönetimi için çeşitli planları olan şirketlerde, bu planlamaların yapılması gerekliliği, İnsan kaynakları birimlerinin bu konularda rol üstlenmeleri kriz sonrası yeni normallerin sağlanmasında önemli bir faktör olacaktır.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir