İyi haftalar,
Ceviz kurdu, cevize gireceği kadar bir delik
açar ve cevizin içine girer.
Cevizin içi insan beynine benzer, kurt başlar
cevizi yemeye.
Elbette ki buraya kadarı normal. Yedikçe
şişmanlar şişmanladıkça karnı büyür.
Yeterince doyunca yükünü tutunca gitmek ister
ama girdiği delikten çıkması mümkün değildir, istese de çıkamaz.
İşin enteresan ve daha da kötü tarafı; içi
yenilen cevizin kabuğu da kurumuş ve iyice sertleşmiştir… Artık o deliği
genişletmek de imkansızdır.
Kurtçuk oturup etrafına bakar, düşünür taşınır
delikten geçip çıkmak için tek çaresi vardır; zayıflamayı beklemek.
Aç kaldıkça zayıflar, eski cılız haline döner.
Ve bir gün bitap düşmek üzere ilk başladığı gibi cevizden çıkar.
Ama çıktığında mevsim bitmiş, ortada aç ve cılız
bir kurtçuk ile bir içsiz bomboş bir ceviz kabuğu kalmıştır.
Kimi insanlardaki para ve mal – mülk – makam
– mevki hırsı da ceviz kurduna benzer.
O hırsı yenip, artık yeter, dediğinde baharlar
ve yazlar bitmiş olur.
Geriye sadece, ömrünün sonbaharı ve belki de
çeşitli hastalıklar, ilaçlar ve diyetler ile geçirmek zorunda kalacağı, koskoca
bir kara kış kalmış olur…