Tatil Yazıları 2 – Ayvalık Long Coffee House

Ayvalık, küçük olmasına rağmen aradığınız birçok şeyi bulabileceğiniz çok güzel bir sahil kasabası. Özellikle uzun süre önce SIT alanı ilan edildikten sonra Cunda (Alibey) Adasındaki yapılaşmanın hızını çok azaltması (yine de birçok alan çok çirkin ve dip dibe yapılaşmadan kurtulamadı maalesef) Ayvalık içindeki eski Rum taş evlerinin, yapılarının da son zamanlarda kıymetinin anlaşılarak korunması da burada yaşayanların ve mahalli idarelerin daha çok bilinçlendiğinin göstergesi. Yeterli mi, tabi ki hayır. Ama buna da şükür denilecek günlerdeyiz. Doğal güzelliklerimizin talan edildiği, canım zeytin ağaçlarının ve diğer yeşil alanların yok pahasına beton yapılar ile yer değiştirmesine uzun süredir seyirci kalmış bir toplumuz.  Yani neresinden dönsek kardır diyor insan.

Ayvalık’a gidenler bilirler, içinde denize kıyısı olan birçok eski taş ev, hatta dükkan, tesis, sanki denizi size göstermemek için yan yana sıralanmıştır. Yolun deniz ile kol kola devam eden beraberliği, heykelin olduğu meydanda biter ve binalardan oluşmuş bir duvar neredeyse Ayvalık’ın Cunda’ya giden çıkışına ulaşan yerde tekrar deniz ile kavuşana kadar size eşlik eder. Bu bina duvarlarının aralarında daracık ama tarih kokan, kim bilir hangi Yorgo ve Katia’ların koşturduğu, hangi çocukların oynadığı, hangi balıkçıların sepetlerini evlerine taşıdığı bir tarihin seyircileridir. En öndeki evleri çoğu artık ticari işletmelere devrolmuş, şanslıysanız ve önceden rezervasyon yaptırdıysanız, ancak deniz ile el ele oturabileceğiniz küçücük vahalar yaratmakta. Bu vahaların hepsi de beklediğiniz hizmet, kalite ve güzellikte olmasa da denize yakın olmak, onu koklamak, kıyıya gelen balıkları seyretmek, hele ki akşamları günbatımına şahit olmak bence çok büyük bir ayrıcalık.

İşte Ayvalık’ın ana yolunu sahile bağlayan daracık sokaklardan birinde, hatta belki oraya sokak yerine “ara” demek lazım, küçücük masa ve sandalyeler ile yeni bir Kahve dükkanının içinde bulabilirsiniz kendinizi. Long Coffee House Ayvalık, daha çok yeni çiçeği burnunda bir işletme.  Sahibi Cengizhan ve eşi burada çok güzel bir ortam yaratıp, Ayvalık gibi güzel bir kasabaya harika bir mekan kazandırmışlar. Birbirinden leziz kahveleri, tatlıları denenmeye değer. Hele ki içeri girdiğinizde birkaç kattan oluşan oturma alanları da zevkle tasarlanmış, kış aylarında gelecek misafirlerini bekliyor. Gençlerin vizyonları ve çabalarının başarıya dönüştüğünü izlemek çok keyifli.

Ayvalık’a yolu düşenlerin uğraması gereken bir mekan.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir