Geçtiğimiz ay, başrollerini Hakan Yılmaz ve Ebru Cündübeyoğlu’nun paylaştığı oyunu izleme şansım oldu. Senaryo, “Bir Kadın Bir Erkek”i yazan ekip tarafından, Murat Dişli, Alper Atalan ve Zeki Enes tarafından yazılmış ve Pucca’ya ait bir konsepti hazırlamışlar tiyatro seyircileri için.
Zekice yazılmış güzel ve eğlenceli bir oyun. Kendi adıma epey güldüğümü söylemeliyim. Hayatımızın her anlamda karardığı bu günlerde gerçekten de çok iyi geldi. Tabi, bu mizahi yönü yansıtan güçlü iki oyuncumuzun da hakkını vermek lazım. Son zamanlarda gördüğüm en keyifli oyunlardan biriydi.
Oyunun metni günümüz şartlarına göre ve hayatımıza giren teknolojik faktörleri de kullanarak oldukça güncel diyaloglara sahip. Sosyal medyanın hayatımızın içine nasıl da girdiğini fark etmemek elde değil. Ayrıca oyunun alt metninde de günümüzdeki şehirli kadın – erkek ilişkilerinin de altı çiziliyor. İkinci yarı ise oyunun enerjisi artıyor ve heyecanla bekliyorsunuz nasıl sonuçlanacağını.
Konusu mu? Evlilik hayatından sıkılmış ve boşanmaya karar veren Cansu ve Serdar, kendileri için verilen bir Boşanma Partisine katılıyorlar. Ertesi gün aynı yatakta ve bir gece öncesine ait bir çok şeyi hatırlamayan çift, ne olduğunu anlamaya çalışırken salondaki koltuğun birinde o gün kendilerini boşayacak olan avukatları, üstelik de aile dostları Cengiz’in kanlara bulanmış bir şekilde üzerinde de bir bıçak olduğu halde yattığını fark ediyorlar. İşler karışıyor tabi. Olayı sindirirken bir yandan da kendi evlilikleri boyunca yaşadıkları acı tatlı anılarını hatırlıyorlar, katilin kim olduğunu sorusuna cevap ararken de bir taraftan evliliklerinin nasıl bu hale geldiğini konuşuyorlar.
Nasıl mi bitiyor? Hala izlemek isteyenler için onu kendime saklı tutuyorum. Ama güzel vakit geçireceğiniz keyifli bu oyunu izleyin derim.
Keyifli izlemeler.