Trafik Festivali

Her sabah günümü aydınlatan ve işe neşe içinde başlamamı sağlayan trafik deneyimlerimi paylaşmak istedim sizlerle. Hep aklımdan geçiyor bir trafik polisi olsaydım… Ne mi yapardım? Ah hiç sormayın, yazsam okumaya zamanınız yetmez..

Her sabah evlerinden çıkıp büyük heyecan ile trafik festivaline katılmak için binlerce araç trafiğe çıkıyor. Öyle bir festival ki her an sürprizler, heyecan ve adrenalin dolu kilometreler yaşamanız mümkün. Her gün evden kendime telkin ile çıkıyorum; “Sakin ol, sinirlenme, aldırma, görmemezlikten gel ” diye ama yine de olmuyor. Güne neşe içinde başlamanız için başınıza gelebilecek en güzel 4 olay :

  1. Gözünüze yakılan farlar : Bu gruptaki festival katılımcıları ya sadece sol farlarını (ki genelde servis araçları bu grupta oluyor) ya da özellikle uzun farlarını yakıp sizi rahatsız edip önünden çekilmenizi sağlamaya çalışan sevimli sürücüler. Malum sabah erken ve akşam karanlıkta işten çıkan ve güneş görmeden yaşayan farklı bir insan türü olan “çalışanlar” adım adım ilerleyen köprü trafiğinde ya da normal yolda sol aynadan sanki beyninizin röntgenini çekmeye çalışan bir ışık yansıması ile ilk aydınlanmanızı yaşıyorsunuz. Ne düşünceli dostlarımız var ki gözünüzden ışık eksik olmasın istiyorlar. En sevdiğim 🙂
  2. Sinyal çubuksuz araçlar : Buradan otomobil üreticilerine sesleniyorum: Lütfen ürettiğiniz araçlara sinyal çubuğu takın. Yoksa sabahları ve akşamları zavallı sürücüler şerit değiştirmek istediklerinde neden diğer araçların üzerine sürsün ve yol verildiğini anlayamadan önünüze atlasın ki? Haa bir de madalyonun diğer yüzü var. Siz sinyal verdiğinizde oldukça ağır giden araçlar sinyalinizi görünce hemen oyun moduna girip “kimseye yol verme” oyunu oynamaya başlıyor ve hızla öndeki araç ile arayı kapatıp herhangi bir aracın girmesini engelleyecek kadar tampon tampona gidiyorlar. Bunu da çok seviyorum, heyecan ve neşe katıyor gününüze..
  3. Acelesi olmayanlar : Bu gruptaki katılımcılar, festivalin tadını iyice çıkartmak istedikleri için en sol şeride geçip otoban da dahil en yavaş süratle gitmeye daha doğrusu gitmemeye çalışıyor. Arkada belki de acelesi olanlar, önlerine giren 20-30 araç olması filan hiç umurlarında değil onların. Belki de fark etmiyorlar çünkü sabah telefondan mail okuyan, sosyal medya hesaplarına bakan ve gazete okuyan hatta mesaj yazan katılımcılar, bazen de navigasyon haritalarında kayboluyorlar. Bir de servisler var ki hepsinin en sol şeritten gitmeleri yasal olarak mecburi olduğu için en sol şeritte vakit öldürüyorlar. Evet gidecekleri yere erken gitmemek için yolda oyalanıyorlar, birbirlerine yol verip zaten çok sevimli olan trafiğe değişik bir boyut kazandırıyor. Canım hepsi festivalin parçası, sabrımızın gelişimine katkı sağlıyorlar.
  4. “Kaynakçılar” : Buna eminim siz de şahit olmuşsunuzdur. özellikle dönüşlerde ya da yol ayrımlarında ya bir ya da iki şerit yer ayrılmıştır. Ancak trafik yoğun ve pek yürümüyorsa ya emniyet şeridi ya da açıktan gelip kuyruğun en başından girmeye çalışan sevimli katılımcılara buradan sevgilerimi gönderiyorum. Sabah uykusunu alamayanlara uyanık, ve ayık kalmalarını sağladıkları için de teşekkürü borç bilirim.

İşte benim festival deneyimlerimin bir kısmı bunlar. Haydi sizin de varsa paylaşın, hep birlikte eğlenelim..

Sabırlı ve güvenli sürüşler dilerim.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir